Kayamız ve kalemiz
Yeşaya şöyle yazmıştır: “Çünkü düşman azgın bir ırmak gibi geldiğinde, Rab’bin onu kaçırtacak”(Yeşaya 59: 19). Hepimiz hayatımızın bir anında kendimizi kuşatan düşmanın ağırlığını hissetmişizdir.
İşle ilgili son teslim tarihlerinde, ödenmesi gereken faturaların son günlerinde yada bir ilişkide yaşanan çatışmalarda panik oluruz ya da stres yaşarız. Kendimizi insanların ne düşüneceği ya da ne diyeceğine odaklanırken buluruz. Sonra moralimiz bozulur, hatta depresyona bile girebiliriz.
Hiç kimse kendisiyle alay edilmesini ya da küçümsenmeyi istemez. İsa bile diğerleri tarafından alay edildiği için acı çekmiştir. Başkahinler, yazıcılar ve diğer önderler hep birlikte, “Tanrı’ya güveniyordu; Tanrı O’nu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü ‘Ben Tanrı’nın Oğlu’yum demişti” diye İsa’yla alay etmişlerdi (Matta 27:43).
Ne tür bir durumla karşılaşırsak karşılaşalım ve diğerleri bizimle ne kadar alay ederlerse etsin, Tanrı bizim kayamız ve kalemizdir. O bizim Kurtarıcımız’dır. O’nda sığınak ve emniyet bulabiliriz. Tanrı’nın varlığını ve yardımını hissedemezseniz bile , O size yakındır. Mezmur 91:15 şöyle der: “ Bana seslenince onu yanıtlayacağım, sıkıntıda onun yanında olacağım, kurtarıp yücelteceğim onu.”
Tanrı’nın sizi unuttuğunumu mu düşünüyorsunuz? İbraniler Mektubu’nun yazarı bize Tanrı’nın bizi asla unutmayacağını hatırlatmaktadır: “Çünkü Tanrı şöyle dedi: ‘seni asla terk etmeyeceğim, seni asla yüzüstü bırakmayacağım” (15:5).
Bu nedenle diğerleri ne derse desin ya da teşvikiniz ne kadar kırılırsa kırılsın, Tanrı’nın içinde bulunduğunuz endişeli ve ümitsiz durum için bir çaresi olduğunu unutmayın. Yapmanız gereken tek şey O’na seslenmektir. O, sizin O’ndan güç istemenizi beklemektedir. Tanrı’dan güç ve kurtuluş kaynağınız olmasını isteyin.
Neden üzgünsün, ey gönlüm, neden içim huzursuz? Tanrı’ya umut bağla, çünkü O’na yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Tarım’dır (Mezmur 42: 11).
Günlük yolculuğumuz adlı kitaptan (Michael Yuossef)